TUZLUCA – MİKAİL KÖYÜ YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ
15.04.2012 TARİHLİ OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISINA SUNUŞ BİLDİRGESİ
Değerli büyüklerimiz, sevgili köylülerimiz ve dostlarımız,
2012 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında hepinizi saygıyla selamlarım.
I – BU KONGRE NEDEN ÖNEMLİDİR :
Bu toplantı her açıdan önem arz etmektedir. Bu toplantının önemi öncelikle geniş katılımlı olmasından kaynaklanmaktadır. İkinci ve bence en büyük önemi, daha önce hiçbir zaman olmadığı gibi iki farklı liste ile seçime girilmiş olmasıdır.
İki liste niye önemlidir? Birincisi bir seçim olacağı için önemlidir. Eskiden ne yapıyorduk? Genel kurul yapıyorduk ama katılımcı bulamazdık ki, usulüne uygun bir toplantı yapalım da karar alalım. Derneğimizi temsil edecek bir yönetim kurulunu oluşturabilecek bir topluluk dahi zor bir araya geliyordu. Sonuçta gelenleri, istemedikleri halde biraz da zorlama ile insanları temsilci listesine ekliyorduk. Sırf derneği ayakta tutabilmek için her biri ayrı görüşte olan, gönülsüz insanlara Derneği temsil etmek üzere görevler bahşediyorduk. Bu şekilde oluşturulan yönetimlerin bir seçimin sonucu meydana geldiğini, hiç kimse iddia edemez. Her seçimde bir alternatif olmalıdır. Bugünkü genel kurulumuzda, karşınızda dernek yönetimine aday olan, yani bir birinin alternatifi iki liste göreceksiniz. Ve bunlar arasında seçim yapmakla karşı karşıyasınız. Dernek yönetimine, eskiden hiç olmadığı şekilde iki liste olması bizce bu yönüyle önemlidir.
İki listeli bir seçim olması, demokrasi olgusunun da bir göstergesidir. Biz kendi açımızdan bu genel kurulu ilk defa demokratik bir seçimle iş başına gelecek bir yönetim olması nedeniyle önemsiyoruz. Bu çerçevede hepinizi demokratik ölçüler çerçevesinde davranmaya ve büyük bir olgunlukla, kavgasız ve görültüsüz bir şekilde bu kongreyi sonuçlandırmaya davet ediyorum.
II - KONGRE ÖNEMLİ OLMASININ YANINDA ENDİŞELLERİMİZ VARDIR:
Sizlere bu çağrıyı yaparken, çağrımın aynı zamanda bir endişenin ürünü olduğunun bilinmesini isterim. Bugün ortada iki farklı listenin olması da, bana göre bizi bu endişeye sevk eden olguların varlığına dayanmaktadır.
Gerçekten de demokratik bir ortamda gerçekleşecek bir seçimde kavgaların ve ayrışmaların yeri olmaması gerekir. Ancak ENDİŞELİZ! Endişemiz, karşımızdaki listenin tezahürü şeklinden kaynaklanmaktadır. Yine bir başka endişemiz köydeki mevcut sorunlardan kaynaklanan bölünmüşlüğün ve çekişmelerin aynen buraya da yansımış olmasından kaynaklanmaktadır. Sırası geldiğinde bunları sizlere açıklayacağım.
III – NİYE ADAYIZ!
Bizler her biri birbirinden onlarca hatta yüzlerce kilometre uzakta olan birkaç arkadaş, bundan bir ya da bir buçuk ay kadar önce bir araya gelerek, derneğimiz için neler yapabileceğimizi konuştuk. Bu bir araya gelişimiz, elbetteki tesadüf eseri olmamıştır. Bu bir araya gelen bütün arkadaşlarımız, DERNEKTEKİ KÖTÜYE GİDİŞİ, KÖYDEKİ GİDEREK ARTAN VE ÖNÜ ALINAMAYAN KARIŞIKLIKLARI VE HUZURSUZLUKLARI GÖRDÜĞÜMÜZ İÇİN VE BUNLARA DAHA FAZLA SEYİRCİ KALMAMAK, MÜDAHİL OLARAK ÇÖZÜME KAVUŞTURMAK İÇİN SORUMLULUK ALMAK ÜZERE BİR ARAYA GELDİK. NELER YAPMAMIZ GEREKTİĞİNİ VE NE KADARINI NASIL YAPABİLECEĞİMİZİ KONUŞTUK.
Bugün bu toplanmamızı ve bir araya gelmemizi yanlış olarak değerlendirildiğini, bizlere karşı kullanıldığını üzülerek belirtmek istiyorum. Deniliyor ki, vay efendim niye bize gelmediniz düşüncenizi önce bize açmadınız. Bunu dünkü bir araya gelişimizde Sayın Dernek Başkanı üstüne basa basa vurguladı. Ya da vay efendim niye herkesi çağırmadınız da sınırlı sayıda kişi ile toplanıp karar aldınız?
Bunları bize eleştiri olarak getirenlere ancak şunları söyleyebilirim.
A- ADAYIZ ÇÜNKÜ YANLIŞLARINIZ VAR!
Birincisi, bizler sizlerin yapamadığınızı yapmak, başaramadığınızı başarmak, eksik bıraktığınızı tamamlamak, yanlışlarınızı düzeltmek ve durdurmak, daha fazla yanlış yapmanızın önüne geçmek ve daha fazla yıpranmanıza da müsaade etmemek için ortaya çıktık.
Aynı yanlışları yapmaya devam ettiniz. Neler mi yaptınız?
a) İkilik Yaptınız;
Köydeki ikiliği derinleştirdiniz. Ve o ikiliği aynen buraya taşımakta hiç bir sakınca görmediniz. Bunun derneği bitirme noktasına getirdiğini görmüyor musunuz?
b) Eleştirilere Kulak Asmadınız – Almanya’daki Köylülerimizi ve Onların Yanında Yer Alanları Dışladınız;
Bütün eleştirileri kulak ardı ettiniz. Sizlerle el ele veren, gönül gönüle veren, sizlerden hiçbir yardımlarını esirgemeyen Almanya’daki köylülerimizin eleştirilerine, sırf ucu size dokunduğu için kulak asmadınız. Onları “ÖTEKİLER” diyerek dışladınız. Yalnızca bir para kaynağı olarak gördünüz de, başınız sıkıştığında onlara koştunuz. Ama onlara hiçbir söz hakkı vermediniz. İnsanların kendilerine göre yanlış gördüklerini dile getirmelerine bile müsaade etmediniz.
c) Tartışmalara Dernek Tüzel Kişiliğini Temsil Ettiğinizin Farkına Varmadan Taraf Oldunuz;
Önünü alamadığınız tartışmalara, Dernek Tüzel Kişiliği’ni temsil ettiğinizin farkına varmadan, müdahale ederek, her iki taraftakileri bir araya getirerek bir uzlaşı arayacağınıza, en başından taraf oldunuz.
d) Tartışmaları Sonlandırmak İçin Anti Demokratik Yöntemlere Başvurdunuz;
En sonunda bu yaptığınızın size ve tüm köylülerimize zarar vereceğini gördüğünüzden olsa gerek, insanların fikirlerini açıkladığı yegane olanakları olan ve yıllardır Dernek Tüzel Kişiliğinin hizmetinde olan siteyi baskı ve yıldırma ile kapatma cesaretini bile gösterdiniz.
Kısacası sansür uyguladığınız yetmiyormuş gibi, Özel Yetkili Mahkemelerin yaptığı gibi, köyümüzün ilk ve en önemli iletişim aracını kapattınız. Kapatırken de, bütün gerçekleri gizleyerek, efendim neymiş Dernek Tüzel Kişiliği’ne ait bir site değilmiş de ondan kapattık dediniz. Yıllardır bu gerçeği göremediniz mi? Niye önlem almadınız? Sitenin mülkiyetini alamazsanız bile, niye eski yönetimdeki gibi siteyi kontrolünüz altına almayı düşünmediniz? Sitede sizin istemediklerinizi yazanlar, sizi eleştiren yazılar ortaya çıkınca mı siteyi sansürlemeyi, olmadı kapatmayı yeğlediniz?
e) Kapatılan Sitenin Yerine Açılan Site İsminde Mikail Gerçeğine Yer Vermediniz;
Sonra da kalkıp, sanki Dernek Tüzel Kişiliğini sadece yönetimdeki bir adam, yani başkan temsil ediyormuşçasına, diğer yönetim kurulu üyelerinizin hiçbir fikrini ve en önemlisi de onaylarını almadan, güya Dernek Tüzel Kişiliğine ait yeni bir site açtınız. Dernek Yönetim Kurulu’ndan habersiz bir site ne şekilde o derneğe aittir bunu açıklayabilir misiniz?
Derneğin adı nedir bilmiyor musunuz da, Dernek Tüzel Kişiliğine ait bir siteyi kurarken, yalnızca o isimden bir bileşenini alıp, diğerini yok sayıyorsunuz? Yoksa bu yaptığınız ayrımcılığın bir dışa vurumu mudur? Bize göre, bugün kurduğunuz sözde derneğe ait olan www.tuzlucakoyu.org.tr isimli internet sitesi, genelde Derneğe ve özelde ise derneğin iki kurucu unsurundan biri olan Mikail Köyüne yaptığınız büyük bir hakarettir. Ben bir Mikail’li olarak, sitenin bu ismi ile kendimi Dernekten dışlanmış hissediyorum. Dernek Başkanı olarak böyle bir hatayı, hangi hakla yapabiliyorsunuz? Diyebilirsiniz ki, düşünemedik, kusura bakmayın? Peki kapattığınız sitedeki bu önemli farka da mı hiç dikkat etmediniz?
f) Kendiniz Aday Olmayacağınızı Çeşitli Defalar ve Ortamlarda İfade Ettiğiniz Halde Bugün Çıkmış Aday Oluyorsunuz:
Evet yanlışlarınız, eksiklikleriniz saymakla bitmez.
Hem siz değimliydiniz “Gelecek dönemde yönetimi bırakacam” diyen? Siz, zorlama bir şekilde Dernek yönetimine getirilmiş olanlar, daha dün bunları söylerken; bugün, içten ve samimi duygularla yönetime adayız diyenler ortaya çıktığı için mi tekrar yönetime aday oluyorsunuz? Dün ile bugünün farkı nedir? Dün Yönetimi devretmek, birilerinin sırtına yüklemek için can attığınız halde, bugün sizin için, Dernek Yönetimini cazip ve vazgeçilmez yapan şey nedir?
Bu noktada sizlere şunu söylemek icap eder. Sizler dün, bu işi daha fazla yürütemeyeceğinizin farkına vardınız ve görev sürem dolsun da bırakıp gitsem diyordunuz. Bunu demekte de haklıydınız. Zira bu dönemde yaşananlar belki de sizin şansızlığınızdı. Tek başınıza ortaya çıktınız, yanınızda hiç kimse olmadan bir çok sorunla mücadele etmek zorunda kaldınız. Bu sorunlar da, öyle bir kişinin üstesinden gelebileceği sorunlar değildi. Haklıydınız… Ama sorunları bitirmek için araya girmek yerine, taraf olarak, Derneği yıprattınız. Hadi Dernek Tüzel Kişiliği adına araya girip tarafları çözüm noktasında bir araya getirmekte gücünüz ya da yeteneğiniz yoktu, niye çekimser kalmadınız da, taraf tuttunuz? Yanınızda ne kadar çok insan varsa, bir o kadarını da karşınıza aldığınızı hiç mi düşünmediniz, hiç mi görmediniz?
B) DEMOKRASİ ANLAYIŞINI YERLEŞTİRMEK – KATILIMI SAĞLAMAK İÇİN ADAYIZ;
a) Demokrasi Anlayışımız;
Bize göre demokrasi, ne kadar çoğunluğun yönetmesi ise, o kadar da azınlığın yönetime dahil edilmesidir. Tüm bileşenlerin yönetime dahil edilmesi ve elbirliği ile yönetim şekli olmalıdır. Bizim yönetimimizdeki Dernekte, bütün üyelerimizin dernek işleyişine katılımını sağlanarak, birlikte güç doğar anlayışı içinde hepinizden destek sağlanarak, üyelerimize ve köyümüze her zaman daha fazla nasıl katkı sağlayabiliriz düşüncesi hakim olacaktır
Belki bu sözüm ağır gelebilir ama üzülerek bunu söylemek zorundayım ki, sizler toplama bir yönetim olduğunuz için, bu demokrasi anlayışını ne kendi yönetiminiz içinde yerleştirdiniz, ne de derneğin geneline yaydınız. Bugün Derneğin yalnızca Başkandan ibaret bir hal aldığını gördüğümüz için bu sürece müdahil olmayı gerekli gördük.
Yaşanan bu süreç insanların Dernekten kopuşunu hızlandırmış, dernek üye sayısı artmadığı gibi, azalmaya başlamıştır. Bugün çoğumuz kağıt üzerinden birer üye olmaktan başka bir anlam ifade etmiyoruz maalesef. Bu anlayışın ve gidişin önüne geçebilmek için, tüm sorumlulukları üzerimize almak üzere Dernek Yönetimine talibiz.
Evet biz yönetime adayız. Çünkü baktık ki, sizi ikna edemiyoruz, sizi yanlışlarınızdan döndüremiyoruz, bari daha fazla yıpranmayınız. Buna daha fazla seyirci kalmamak için bizler sorumluluğu üstlenelim dedik. Bunda yanlış olan nedir? Biz düşüncelerimizi, yapacaklarımızı açıklarız. Özgür iradesi olan üyelerimizin karşılarına çıkarız. Onlardan onay alırsak da, geliriz Derneğimizi yönetiriz.
b) Kimseyi Dışlamayacağız – Eski Yönetimdekileri De Yanımızda Görmek İsteriz – Doğrularımıza Destek, Yanlışlarımız da da Bizi Uyarmaktan ve Eleştirmekten Geri Durmamanızı İstiyoruz ;
Bunu yaparken de hiç kimseyi dışlamayız. Bütün üyelerimizle dayanışma içinde, onların da düşüncelerini alarak, onların da isteklerini göz önünde bulundurarak, onlara danışarak birlikte bu Deneği yönetmeye hazırız diyoruz. Geçmiş yönetimlerde yer alan hiçbir üyemizi karşımıza almak gibi bir niyetimizin olmadığını özellikle belirtiyorum. Bizim yönetimimizdeki Dernekte, hiçbir üyemizi dışlamayacağımız gibi, siz eski yöneticilerin birikimlerinden faydalanmayı istediğimizi ve sizleri yanımızda görmekten kıvanç duyacağımızı özellikle bilmenizi isteriz.
Eleştirilerimizin bazı noktalarda ağır gelebileceğini, bunları hiç de hak etmediğinizi düşünebilirsiniz. Ancak biz şuna inanıyoruz ki, her türlü eleştiri bizi daha da ileriye taşıyacaktır. Elbetteki eleştiri ile hakareti hepimiz ayırabilecek seviyedeyiz. Bu eleştirilerimizin sizlere hakaret amacıyla yapılmadığını, bu söylediklerimizin hiçbir kelimesinde sizleri küçümseme ve küçük düşürme niyetinin olmadığını bilmenizi istiyorum. İyiniyetle ve olgunlukla yaptığımız bu eleştirilerimizi, sizlerin de olgunlukla karşılayacağınızı umuyoruz. Yine umuyoruz ki, bu eleştirilerimiz boşa yapılmamış olur, sizlere ileriki yaşamınızda yol gösterir. Ben ve arkadaşlarım dernek yönetimine seçilecek olursak, her türlü eleştiriye açık olduğumuzu ve burada ya da gelecekte bizlere karşı yapılacak eleştirilerin bizlere güç vereceği inancıyla hareket edeceğimizi de belirtmek isterim.
C - BU YÖNETİM ANLAYIŞI İLE ENDİŞELERİMİZİN GERÇEĞE DÖNÜŞMESİ KUVVETLE MUHTEMELDİR!
Yukarıda giriş bölümünde sizlere bazı endişelerden bahsettim. Mevcut endişelerimizin köyde yaşanan sorunların daha da derinleşmesinden, kök salar hale gelmesinden kaynaklandığını hepimiz görmeliyiz.
Üyelerinin tamamına yakını köy dışında yaşayan Derneğimizi köyde yaşanan bu sorunlardan ayrı tutamayız. İnanıyorum ki, buraya gelen üyelerimizin tamamına yakını köydeki bu sorunlar kendilerini ve ailelerini doğrudan veya dolaylı olarak bir şekilde etkilediği için acı ve ızdırap yaşıyordur. Ben kendi adıma bu acı ve ızdırabı yaşadığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Niye mi?
Ben köyümü önemsiyorum arkadaş. İsterim ki köyümde kavgalar olmasın, Herkes birlik içinde el ele verip birbirinin sorunlarına çare olsun. Geçmişte bunun örneklerine çokca şahit olmuşuzdur. Daha düne kadar Tuzluca’da hiçbir sorun yoktu. Ne zaman ki kadastro denilen illet geldi, köylüler birbirlerine düşman hale geldi. O süreçte Dernek olarak da, bireysel olarak da sorunlara müdahale etmek için çokca gayret sarf ettik ve ettim. Ama başarılı olamadık.
Sonra bunu muhtarlık seçimleri izledi. Aynı bölünmüşlük ve parçalanmış burda da devam etti. Tabi siz bir sonunuzu çözemezseniz, sorunları çözmek bir yana üstünü örterseniz ve her gün üzerine yenileri eklenirse, durum içinden çıkılmaz bir hal alıyor, bugün olduğu gibi. Muhtarlık seçimi aradan çıktı bu sefer Köy Evi İsmi Sorunu çıktı ortaya. Hiç birini çözemediğimiz gibi bunu da çözemedik. Ayrılıklar derinleştikçe derinleşti.
Köyde birbirimizi döverek, devlete şikayet ederek, birbirimize karşı davalar açarak kendimizle uğraşıp, dışarıdakileri de köye almamak hatta Bingöl sınırlarından içeri sokmamakla tehdit ederken; dışarıdakiler de eleştiri adı altını birbirlerine küfür ve hakaret ediyor, sanal saldırılar yoluyla kişinin en mahrem sayılabilecek internet hesaplarına el koyuyor ve telefon ile tehdit ediyorduk.
- Bu sonucun bizleri nereye kadar götüreceğini sanıyorsunuz?
- Sizce artık bunlara dur demenin vakti gelmedi mi?
- Acaba endişelenmekle haklı değimliyiz?
- Var mı bu kavgaları sonlandırmak için bir çabanız? Bu güne kadar ne yaptınız bunun için? Kavga edenleri ayırmak için samimiyetle ve içtenlikle ne yaptınız?
- Kavgaya taraf olmak dışında ne yaptınız? Bu listeniz kavgaya taraftarlığınızın göstergesi değilse nedir?
- Köydeki sorunlar bizi ilgilendirmez diyerek işin içinden çıkabilir miyiz?
- Tuzluca’daki sorunlar Mikaillileri, Mikail’deki sorunlar Tuzlucalıları ilgilendirmez demek de neyin nesidir? Kimin haddine düşer bunu söylemek. Biz bir köy değimliyiz. Bir köyüz ve iki bileşenimiz var. İç içe geçmişiz ve birbirimizden ayrılamayız. Bunu diyenler ayrımcılığı körüklemek dışında ne yapıyorlar?
Lütfen bütün bunları düşünün ve elinizi vicdanınıza koyarak sağlıklı karar vermeye çalışız. İnanınız ki bu kararınız bizleri ya tükenme ya da ileriye doğru yeni bir başlangıca taşıyacaktır.
Sözlerimi bu kadar uzun tuttuğum için sizlerden özür diliyorum.
Şunu bilin ki bu söylediklerimi 15 Nisan sabahı sabah saat 04.00-07.00 arasında kaleme aldım. Eh bu kadar uykusuzluğa değmiş diye düşünüyorum.
Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür eder, saygılarımı sunarım.
Av. Engin YALÇIN
MERHUME SAYIN CEMILE AKBABA IÇIN HAYIR YEMEGI VERILECEKTIR!
29.02.2012 tarihinde kaybettiğimiz en değerli varlığımız Sayın Cemile AKBABA'nın kırkı için, 08.04.2012 günü Bursa-İnegöl'de hayır yemeği verilecektir. Tüm köylülerimizi ve dostlarımızı bekleriz.
ADRES : Akhisar Mahallesi İnegöl / BURSA
SAATI : 11.00 - 14.00
AKBABA AILESI
MIKAIL KÖY EVI ILE ILGILI ALMANYA HESAP NUMARASI
Almanya ve diğer Avrupa Ülkelerindeki Köylülerimizin “Mikail Köy Evi” ilgili para yatırabileceği hesap numarası aşağıdaki gibidir.
"Süleyman Akbaba
Konto-Nr. 5606298
BLZ: 48050161
Sparkasse Bielefeld
Verwendungszweck: KÖY EVI"
MIKAIL KÖY EVI HAKKINDA YAPILAN TOPLANTI SONUCU
24.03.2012 tarihinde Marmara Bölgesi'nde ikamet eden Mikail Köylüleri olarak, köyde yapımının büyük bir kısmı tamamlanan ama eksikleri olan köy evimizin kalan kısmının tamamlanması ve hizmete açılması için, aşağıda adları bulunan bizler bir toplantı düzenledik. Bir çok arkadaşımıza haber verilememesi, haber verilenlerin bir kısmının başka işlerinin olması ve bir kısmının gelememesi sonucu, toplantıya kısıtlı sayıda kişiyle yapmak zorunda kaldık. Toplantıda aşağıdaki konular hakkında görüş ve öneriler sunulmuştur. Herhangi bir bağlayıcı karar alınmamıştır.
Toplantıya katılanlar :
Toplantımıza; Seyithan Karlı - Çelebi Zorlu - Suat Alp - Vedat Zengin - Hüseyin Nebioğlu - Müslüm Karadaş - Arif Yıldız - Selman Karlı - Engin Yalçın - Hasan Zengin katılmışlardır.
Konuşulan Konu başlıkları:
2 - Köy Evinin resmi açılış tarihi,
1 - Köy Evi yapım komitesinden bölgemizi temsilen yer alanlardan Sayın Hasan Zengin'in vermiş olduğu bilgilere göre, bu güne kadar yapılan inşaat için harcanan paradan dolayı sadece nalbura 500,00 TL borç bulunduğu, bunun dışında herhangi bir borcun bulunmadığını, ama geri kalan eksikliklerin tamamlanabilmesi için ön görülen tutarın 15.000,00 - 20.000,00 TL arasında bir meblağ olduğudur.
Erkan Karadaş - Hüseyin Karadaş - Mustafa Karadaş.
Toplantıya Katılanlar Adına
Köylümüz Besra YILDIZ, 24 Şubat 2012 günü geçirdiği trafik kazası sonucunda ciddi bir şekilde yaralanmış olup, Acıbadem Kozyatağı Hastanesi'ne kaldırılmıştır. Hastamız hayati bir tehlikesi mevcut olmayıp, yakınlarından aldığımız bilgiye göre kısa süre içinde hastaneden taburcu edilecektir. Sayın Besra YILDIZ'a geçmiş olsun dileklerimizi iletir, en kısa zamanda eski sağlığına kavuşmasını temenni ederiz. 26.02.2012
ZEKİ HASTÜRK'E GEÇİRDİĞİ AMELİYAT DOLAYISIYLA ACİL ŞİFALAR DİLERİZ!
Köylümüz Zeki HASTÜRK, Erzurum Aziziye Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'nde 23.02.2012 günü akciğer ameliyatı geçirmiş olup, halen adı geçen hastanede yatmaktadır. Köylümüze geçmiş olsun dileklerimizi iletir, en kısa sürede eski sağlığına kavuşmasını ümit ederiz.26.02.2012
YENİ FOTOGRAFLAR YÜKLENDİ!
"Diger Köy sayfasinda son sürecte bazi sorunlar yasanmakta ve bunun neden kaynaklandigi ise pek bilinmemektedir. Herhangi sorumlu bir kisiden de bir aciklama ne yazik ki simdiye kadar yapilmamistir. Bu nedenle sesimi buradan duyurmaya calisacagim.
Selam ve Saygilar."24.11.2011
SAYIN SÜLEYMAN AKBABA’NIN KÖY EVI HAKKINDAKI AÇIKLAMASI!
(Köylümüz Sayın Süleyman AKBABA'nın Mikail Köy Evi ile ilgili açıklaması aşağıda yer almaktadır.)
"Degerli Koylulerim,
Bugune kadar elimize gecen ve harcanan para miktari 64.000 TL olmustur.
adina 2. destek kampanyasina davet ediyoruz!
| Bu sayfa hakkındaki yorumlar: |



